7 Şubat 2010 Pazar

Bir cumartesi eğlencesi- Hamam Sefası


Bu cumartesi çok yakın bir arkadaşımla hamama gitmek için düştük yollara. İçimde tuhaf bir heyecan vardı. Ben çocukken anneannemle birlikte çok kere gitmiştik hamam sefasına, sanırım o günler geldi aklıma (?) Bir gece öncesinde telefonda Karacabey mi? Şengül mü? derken kararımızı Tarihi Karacabey Hamamı'na gitmekte üzere veriyoruz. Sabah 10 gibi sıcak poğaçalarımızı alıp düştük yollara. Halimizi görseniz tatile gider gibi çantalarımız hınca hınç doluydu. Eee kadın milleti nereye gitse alacakları bitmez:) Farz-ı mahal biz de bakım kremlerimiz, peelinlerimiz, parfümlerimiz, banyo malzemelerimiz derken iki valizle çıktık bu keyifli yolculuğa. Kapıda bizi görevli bayanlar karşıladılar. Oldukça güler yüzlü, sıcak insanlardı. Bize odamızı gösterdiler. Bizde keyifle hemen bikinilerimizi giydik. Malzemelerimizi alıp bizim için ayırılan locaya indik. Hamama girerken kapıda soruyorlar "kese ve masaj" ister misiniz? biz iki masaj manyağı atlıyoruz "evet evet istiyoruz tabi" kadın gülüyor halimize. Enteresan durumlar da yok değil, yaşlı teyzeler çok rahat bikini çamaşır hak getire, evlerinde gibi rahatlar:) Biz ürkek ceylanlar, bikinimiz ve parmak arası sandaletlerimizle salınıyoruz. Teyzemler bize uzaylı görmüşçesine bakıyorlar:) Ama bizi gören Türkbükü Sahili'ne inmiş sanar:)) Çok eğleniyoruz, kıkırdıyoruz sürekli. Locada biraz sıcak su ve yoğun buharla gevşiyoruz. Sonra bayanlar geliyor ve bizi göbek taşına çıkartıyorlar. Ben gene huylanıyorum biraz (!!!) peştemalımı sermeden, sereceğim yeri kaynar suyla tekrar yıkatıyorum. Sonrası anlatılmaz yaşanır cinsinden, dakikalar hiç bitmesin istiyorum. Biri sizi bebek misali yıkıyor, keseliyor, köpükler içinde masaj yapıyor. Yarım saatte pamuk oluyorsun. Stres mi? O ne ki? Biz o arada dedikodularımızdan geri kalmıyoruz. Bir kahvemiz eksik o derece yani. Sonrasında locamıza gidip bir güzel yıkanıyoruz, bakımlarımızı yapıp hamamdan çıkıyoruz. Bitti mi? hayır tabiki. Havlularımızla odamızın önündeki alana geçiyoruz, ortada kocaman bir taş soba cayır cayır yanıyor. Önüne sandalyelerimizi çekip dinleniyoruz. Adettenmiş, hamamda gazoz içilirmiş biz de öyle yapıyoruz. Gevşedikçe gevşiyoruz. Gazozumuzu içerken nemlendiricilerimizi sürüyoruz. Sohbet ediyoruz. Bir bakıyoruz ki 2,5 saat geçmiş. Sonrası malum giyinip, saçlarımızı kurutup ayrılıyoruz.


  • Bu güzel keyif hem de çok hesaplı, kapı girişi 15 TL

  • Masaj 4 TL

  • Kese 5 Tl

"Ayyy süperdi değil mi?"


"Bir sonrakine kesin 2 masaj alalım Nihan! tuh keşke içeride aklımıza gelseydi"


Bu diyologla hamam sefasını sonlandırıyor, rotamızı Sulu Han'a çeviriyoruz...

0 yorum:

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)