7 Ekim 2010 Perşembe

Güne sinirli başlamak...

Bu haftasonu can dostumun bekarlığa veda ve kına gecesi var. Ne giyicem derdine düşmedim ne de olsa gece eğlencesi kolaydı ayarlanması...

 Haftaya Cumartesi ise düğün.. Bundan 3 hafta önce Markafoni'den tam istediğim gibi bir gece elbisesi buldum ve aldım.

Bekle bekle yok bu sabah aradım. Yok efendim firma yabancıymış da bedenler yalnış gelmiş de o yüzden beklemedeymişim. Şaka gibi ne dese beğenirsiniz; haftaya ya da ondan sonraki haftaya onların elinde olacakmış. Ben ödemeyi cash yapıyorum hizmeti bana 6 hafta sonraya sunuyorlar saçmalığa bak. Bir hışım iptal ettim siparişi.


Eee ne mi oldu? Bu kedicik gibi şaşırdım kaldım ne yapacağımı bilemeden=(

Ankara malum küçük yer bu tip organizasyonlarda pişti olan çok oluyor. Marka birşey alacaksan bilmelisin ki aynı abiyeden en az bir kişi de daha var. Diktirmek mümkün değil zaman kalmadı.

Delirmek işten değil gerçekten çok mutsuz başladım bu sabaha...

Aklımda tek soru ne yapacağım ben?

13 yorum:

Yeşim dedi ki...

Kıyamam sana tatlım. Günün geri kalanı bu sinirle nasıl geçer ki? Keşke senin için yapabileceğim birşeyler olsa :(

Selin Ergeçer dedi ki...

Gerçekten çok sinir bozucu bir durum. Ama şimdi ne yapabileceğini düşünelim canımcım. Bence şöyle bişi olabilir; madem ki küçük yer olduğundan dolayı piştiler çok oluyor, üzerinde detaylarla fark yaratabileceğin bi parça seçmelisin. Yani mesela öyle bir elbise olur ki, kendi gardrobundan bir kemerle ayrı bir hava katarsın elbiseye veya uzun kollu bir elbise seçersin, terzide kollarını çıkarttırırsın...gibi...Yani madem terziye diktiremiyorsun ve aldığında da pişti olma olasılığın yüksek, bu tip 1-2 dokunuş bence işe yarayabilir...

EzoNe dedi ki...

Sıkma canını tatlım ya. Markafoni bunu genelde yapıyor :(
Aç bi güzel şemsiyeni, bulvara doğru bir yürüyüşe çık he? Orada ki mağazalar benim hep son an kurtarıcım olur :)

Burcu dedi ki...

bak işte istanbula gelmen için bir sebep daha :))

Burcu dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Chilek dedi ki...

Yeşim; ah canım sağol bugün bitti benim için böyle de domuzum işte:(

Selin; haklısın canım bu hafta sonu kına telaşı var hafta birgün izin kullanıp çare aramam gerek sanırım:)Tabi bir de gardorobu eşelemem gerek bu söylediklerini yapabileceğim parça ne var elimde...

Ezone; bakıcam evet benimde aklıma geldi millet marka olsun diye oralara pek uğramıyor.

Burcu; ah Burcu ahh bir haftasonum daha olsa yapmayacağım iş değilde, zaman kalmadı. Üstelik geçen geldiğimde Terkos'un en arkasında bir abiyeci keşfettim ithal Topshop parçalar vardı. Off keşke alsaydım diye hayıflanıyorum şimdi:)

YEMEK VAKTİ AYLİN dedi ki...

Bilmiyimkiiii:)

Bence durumu kurtarıcı ve şık bir siyah zarif bişeyler git ama takı ayakkabı ve akseuarlarınla vaauuv dedirt:)

Moda(e)rator~ Moda olan Herşey Kontrol Altında dedi ki...

düğün bu hafta değil haftaya diyorsun öylemi hmm. peki hangi elbiseyi beğendiğini hatırlyor musun Terkos'da

Chilek dedi ki...

Aylin; olmadı son durum oyle olacak:(

Modaerator; aklımda kalan tek sey pudra rengi olan sık bi elbiseydi off offf akıllanmam ben alacaktım koyacaktım kenara

Aida dedi ki...

Arkadaslar guzel önerilerde bulunmuşlar.Sade bir elbiseyi takı ve aksesuarlarla farklı bir havaya sokabilirsiniz.Marka olup olmaması önemli değil,markayla da pişti olabilirsiniz.Sevgiler.Aida

ayci dedi ki...

aklında olmayan bir elbise alacaksın o halde :)

CEPAYNASI dedi ki...

nasıl tanıdık bir çaresizlik...
bilirim:(

Lulu's Blog dedi ki...

günaydın..
bu çaresizliği ben de çok iyi biliyorum.. üşengeçliğim yüzünden sürekli yaşıyorum..

dolabının kuytu köşelerini de karıştırabilir, çoktandır ortalıklarda olmayan bi şey giyebilirsin.
farklı bi aksesuarla ya da takıyla kombinlediğinde değişebiliyor.
ya da üzerinde ufak bi değişiklik de olabilir..

inş hemen halledersin insanın içi tükeniyor..

http://lulusjoyfulblog.blogspot.com/

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)