2 Şubat 2011 Çarşamba

Diğer adı hüzün...


Bir yudum sıcak kahve bir minik cokie. Mutlu etmeye yeter şimdi beni ama alasım yok yerimden kalkasım yok. Hüzün hakim her bir hücremde zihminde bedenimde...

Daha öncede söylemiştim "sünger gibi ruhum var etrafımda olanı biter emer, içine çeker sonrada yorulur" diye.

Ölüm sözlükte "yaşamın sona ermesidir her canlı için" der. Peki öyle midir gerçekten? Arkanda sana muhtaç 1 yaşında bir bebek varken, hayat doluyken, severken, sevilirken sona ermiş midir? o yaşam. Sona ermemiştir yarım kalmıştır geride bolca keşkeler bırakmıştır. Sona ermek bir anlamda tamamlamaktır çünkü.

Son zamalar adalet- hak ettiğini yaşama- ilahi adalet- evrenin adaleti konularıyla ilgili son derece kafam karışıktı gerçekten, derin sorgulamalar içerisindeydim kendi içimde.

Hırslar, egolar, altındaki kaygan zeminde çalışmaya ayakta kalmaya çalışmak, düzene çomak sokanların durumlarını görmek adalet inancımı yere sermiş fakat beni kendi içimde daha adaletli yapmıştır (çoğu zaman)

Ama yetmediğini farkettim, bunu sadece benim içimde yaşatmam beni beslemiyor. Yaşamda, insanlar arasında, iş hayatında, siyasette kısacası adaletsizliğin hakim olduğu her alanda ilahi adalet- hukuki adalet- ruhani adalet olsun istiyorum. Farkettim ki içim ancak o zaman ferahlayacak...

1 yorum:

Selin Ergeçer dedi ki...

O adalet mutlaka gerçekleşiyordur,mutlaka bir yerlerde hak yerini buluyordur.Bazen bunu görüyoruz bazen de göremiyoruz.Ama ben yapılan her şeyin bir karşılığı oluğunu düşünüyorum,iyi şeylerin de kötü şeylerin de...Biz görsek de göremesek de hak herzaman yerini bulur...buna inanınca içim daha ferahlıyor benim...

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)