28 Şubat 2011 Pazartesi

İçeri doğru...

Bilmem kaçıncı kez boşlukta bilmem kaçıncı kez karmaşıklığı bünyede barındırmak...

Öğlen dışarı çıktım çorba- zeytinyağlı ikilmesi yaptım...

Sonra et yemediğim için mutlu oldum, nihayetinde haftasonu -içinde bir sürü pişmalık barındıran- et yemelerim oldu. İnsan et yemeyi bu kadar severken her yedikten sonra aynı pişmanlığı yaşar mı? Yaşar, ben yaşıyorum. Seviyorum, koruyorum, şu, bu derken hop önüme geldi mi mideme indiriyorum=(

Sonra aslında ne kadar güzel bir yerde olduğumu farkettim, zaten ilkbahar yüzünü göstermeye görsün Odtü hemen mesajı hızlıca alır başlar kıpırdanmaya. Yürüdüm, kampüsün içinde olduğum için mutlu oldum. Ankara' da en yaşanılası yerlerdendir Odtü. Bağlarını kolay kolay koparamazsın özlersin. Sonra bu güzelim alanı hırslarıyla egolarıyla çekilmez kılan bazı işkolikler geldi aklıma, onları bir çöp poşetine koyup attım. Yemekten sonra karşılaşacaktık nasıl olsa ama "hiç olmazsa benim olan saat alanında yanımda olmasalar" diyerek...

Rüzgarı hissettim tıkanıklığımın nedenini düşündüm buldum ve sanırım rahatladım. Bu ara garip enerjiler var etrafta hissedebildiğim ama sözlere dökemediğim. İyi şeylere niyet ettim "en yüksek hayrıma" dedim. Suyumu içerken sadeliğe, sadeleşmemekte direnç gösteren tıkanıklıklarıma, asıl ben olan "ben"in hep beni var eden olmasına niyet ettim.

Kocaman yüreğime sığdıramadıklarımı sığdırmayı diledim. Sindiremediklerimi de kolayca sindirmeyi...
Kimbilir belki uzun bir yol benimkisi ama tek bildiğim sonunu sadece benim bildiğim hikayalerimin olması.
Beni mutlu ama en çok da umutlu kılan şey bu....



Benim için tüm yollar tek yön, hepsi içime yüreğime doğru...


6 yorum:

Zhdtrhn dedi ki...

daha kaç kere yazayım..
seni şu sen hallerine bayılıyorum:)

GEZİ/YORUM... dedi ki...

Size özel, okunası, güzel halleriniz var.. takipdeyim.. :)

Yeşim dedi ki...

Canım benim yüreğinden geçenleri bu kadar içten yazman içimi titretti. Sonunu sadece senin bildiğin hikayelerinin olması muhteşem bir cümle ve ne harika bir hazine :)

Selin Ergeçer dedi ki...

Yazini okurken ortak bir yonumuz daha oldugunu fark ettim, sasirdim ve hatta ayni durumda oldugum icin seni cok iyi anladim;et yemek veya yememek...cok dusundum ama o kadar herseyin icinde ve o kadar alisarak yetismisiz ki nasil olur bilemiyorum.bir arkadasim var bizim gibi, o 1 ay deneme suresi koydu kendine; bir deneyecegim olursa devam edecegim dedi fakat olmadi... Ben yapabilir miyim bilmiyorum,denemeye de cesaret edemedim acikcasi...ne kadar kotu degil mi? Bu kadar sev,koru sonra da ye! Tam insana gore bir davranis iste :(

zeynep dedi ki...

Ankarayı çok seviyorum ben, seni okdukça sanki ankarada olduğumu hissediyorum odtüden bahsetmişsin nekadar isterdim şimdi orda olmayı...

Chilek dedi ki...

Zhdtrhn; hihihi:)

Gezi/torum; çok teşekkür ederim:)

Selin; evet işte ikilemi sen düşün, nasıl olacak bilmiyorum ama bende hayatımdan çıkartmak istiyorum.

zeynep; ne zaman istersen atla gel:)

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)