11 Mayıs 2011 Çarşamba

Affetmek özgürleşitirir...

Sizinde hayatınızda affetmeyi ya da affedilmeyi beklediğiniz kişiler var mı?
Affetmek kolay mı?
Herşeyi affedebilirim diye düşünmek doğru mu?
Affedememek bizi tutsak, o kişiye ya da kişilere tutsak kılar mı?
Sizi çok hırpalamış, hayata karşı örseli bırakmış kişi ya da kişileri affedebilir misiniz?
Bir kurban katilini ya da tecavüzcüsünü affedebilir mi?


Eğer bu soruların birden çoğuna hayır cevabını veriyorsak hikayeyi okumalı, sık sık hatırlamalıyız diye düşünüyorum.

Bir lise öğretmeni günün birinde derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

- Bir hayat tecrübesi yaşamak ister misiniz?

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler.

- O zaman!, der öğretmen.

- Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin.

Öğrenciler bunu da kabul ederler.

- Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!

Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır.Ama, ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

- Şimdi,bugüne dek affetmeyi istemediğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun.

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine “Peki şimdi ne olacak?” der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

- Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta,bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde.. Hep yanınızda olacaklar.

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar:

- Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor.

- Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf gözlerle bakıyorlar bana artık.

- Hem sıkıldık, hem yorulduk…

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

- Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir lütuf olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir..

Şimdi tekrar soruyorum kendime herkesi ve herşeyi affedebilir miyim?
İç ses: en azından deniyorum...

gorsel
hikaye

16 yorum:

pembedüşler dedi ki...

sözün bittiği yer:))

Selin Ergeçer dedi ki...

Affetmek gerektiğini biliyorum...En azından affetmenin doğru olacağını düşünüyorum ama yapamıyorum :( Tam da böyle bir durumun içindeyim şu günlerde.Belki affetmek gerek ama yapamıyorum,unutamıyorum bir türlü. Çok mu katıyım? Bilmiyorum... doğrusunun o olduğunu bile bile neden yapamıyorum bilmiyorum...

MutluMasalPhotography - NiLaY dedi ki...

ben affedemiyorum affetmiycem de...

Meyra dedi ki...

tipik bir ikizler olarak affetmek bana göre değil, diyelimki affettim sonrası taşıdığım yük daha feci neden yaptım haketmedi demekten alamıyorum kendimi:( mümkün değil unutmam yapılanı bazen format atmak isterim beynime ama cıkk olmayınca olmuyor:( şimdi ben sana soruyorum canım ben çokmu katı kalpli biriyim?

bkz.bilmiyorumki dedi ki...

yaşanılan acının üstünden zaman ve başka acılar geçince daha kolay heralde affetmek.ama affetmek yerini untmaya bırakmamalı.hatırlamalı ki önlemlerimizi de almalıyız bence...

Chilek dedi ki...

pembe düşler; :)

Selin; bilmek, istemek, farketmek bile bir ilerleme. Ben de bugünlerde bu konu üzerinde çalışıyorum, farkettim ki önünü kesmezsem değil 5 kilo bir çuval patatesim olacak. Deneye çalışmak bile değerli bence:))

Nilay; :((

Meyra; çok normal içinden gelen seslerin o olması, zaten hepimizde yok mu o karşı çıkan ses. Antigonistimiz yani egomuz:(
Bende de var, sende de var hepimizde de var ve olacak. Ben inanıyorum hepmiz vakti geldiğinde bu yüklerden kurtulmuş olacağız:)

Zeynep A. dedi ki...

affedilmeyi hakedenler vardir affedilebilir, haketmeyenleri de Allah affetsin diyorum. Zor olan ise kimin neyi hak ettigini saptamaktir, bizler de aciziz bir yerde.

paylasim için tesekkürler.

Chilek dedi ki...

bknz bilmiyorumki, bence unutmakla affetmek farklı bence de unutulmamalı, birlikte barış içinde yaşamak gerektiğini düşünüyorum:)

cocolulu dedi ki...

Affetmem gerektiğini herkes gibi biliyorum ama yapamıyorum (aslına yapmak istemiyorum).
Bana göre affetmek, yaşanılan kötülükleri unutmak gibi geliyor. Yok yapamam ki :(

http://thisismynotebook.blogspot.com/

Gök dedi ki...

öğretmen çok güzel bir ders vermiş ben de affedemediğim şeyleri hep yük olarak görürüm ama zaman her şey de olduğu gibi bu konuda da ilaç, bazen büyük kızgınlıklarımız aradan zaman geçince hatırlanmayacak kadar küçülüyor..bence unutma ama affet kendin için..

Didem Yazici dedi ki...

affetmek çok zor ama deniyorum bende
Allah hepimize yardım etsin :)

Bir basit sima görünen dedi ki...

Çok güzel. Bu yazıdan sonra affedemesende affedebilyi deneyeceğim :) Teşekkürler...

Hande dedi ki...

Affetmediğim halde hala birşey olmamış gibi konuşmaya devam ettiğim biri var. Mecburiyetten kus kalma şansım yok. Hatta olanları unutuyorum ama bazen aklıma geliyor ve hiçbir zaman affedemeyeceğimi anlıyorum ve şimdi ona iyi davranıyorum diye kendime kızıyorum.

Yeşim dedi ki...

Bilemiyorum, çok affettim ama yine hep ben üzüldüm. Artık kırılmak istemiyorum, ama bir çuval patatesle de dolaşamam. Hayatıma affetmek zorunda kalacağım insanları sokmuyorum artık böylece affetmak zorunda da kalmıyorum ;)

viva dedi ki...

affedeceksin, ama kendi icinde, yine disari karsi tavirini koyacaksin bence. Hatta seni üzmüs insanlardan kendini "icten" uzaklastiracaksinki, sen kendin ilerliyebileceksin hayatta. Herseyi affedebilen, herseyi unutabilen,insanlara sürekli yeniden sans veren insan bence her daimde kaybeden oluyor- gözlemlediklerim kadariyla..

birdamlacıkyağmur dedi ki...

ben de unutuyorum :(
aslında bazen affetmek ama unutmamak gerekiyor
suistimal ediliyor çünkü

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)