24 Kasım 2011 Perşembe

excellent/ perfect/ great...

Düşünüyorumda benim hayatla en çıkmaza girdiğim anlar, kafamın içindeki dünya ile yaşadığım dünya arasındaki farklılıkların pik yaptığı zamanlara denk geliyor!

Bu bir itiraf belki ama bazen herkes benim gibi düşünsün benim gibi baksın istiyorum hayata. Sizin bunu istediğiniz zamanlar yok mu mesela?

Günümüzün asıl derdi "mükemmelliyetçilik" adı altında "tüketimcilik" bence. İzliyorum da etrafımda o kadar çok tükettiği şeylerle hayatının mükemmel olduğuna inanan kimse var ki, boğuluyorum bazen.
Mükemmel yemekler yiyoruz, mükemmel bir aşk yaşıyoruz, mükemmel sosyaliz, mükemmel giyiniyoruz, mükemmel seyahat ediyoruz...Yazsam artarak gider!

 Tanrı' nın ve doğanın dengesi üzerine mükemmellik tanımıyorum hayatta! O yüzden önce soluklan, yaşadığını farketmek için mükemmel olmadığın anlarınla da gurur duy mesela!


Herkesi ve her şeyi olduğu gibi kabul ederim ben ama bazen bunun hayatıma yük olduğunu farkediyorum. Ben bunu yük olsun diye seçmiyorum ama insanoğlu bazen öyle davranıyor ki "ağzının orta yerine bir tane patlatmak" isterken "bu da böyle" diyerek arkanı dönüp gidiyorsun. Sonra bakıyorsun almışsın sırtına yükünü, dert etmişsin kendine! Şimdi; bu "mükemmel" kişilerden bahsediyorum ya, bana yükün çoğunu da bu tip insanlar getiriyor. Son zamanlardaki gözlemlerim bu yönde.


Ne yapmak gerekiyor bilmiyorum. Mükemmel olmamak ayıp değil insan olmanın gereği bence!

Bir de bu tiplemelerin "ego" söylemleri var ki beni benden alıyor. Yürüyen ego olduklarını farketmeden kulaktan duyma iki söylemle kendilerini egolarından sıyrılmış "dingin" insan sınıfına sokuyorlar ya, işte buna gerçekten gülüyorum sadece ağzımla değil "ciğerlerimle"!!!

Bence bir günün sonunda bir önceki gününün aynısını yaşadıysan, farklı iki cümle kuramadıysan, iki satır okumadan kitap kokusu almadan yatağına girdiysen, birini gülümsetmek için bir şey yapmadıysan, iki güzel melodi duymadıysan, nefes aldığına şükretmediysen zaten bana mükemmellikten bahsetme. İşte benim mükemmellikten anlayışım malesef ki BU!



joyhey

10 yorum:

Yeşim dedi ki...

Etrafımız kendine mükemmelliği zırh gibi giydirmiş insanlarla dolu maalesef tatlım. Ben artık onları görmezden geliyorum attım sırtımdaki bütün mükkemmel yükleri. Ve bence de mükemmellik tam da senin kurduğun cümleyle tarif edilir.

NİNO dedi ki...

Chilek okurken o kadar çok hissimi dile getirmissin ki anlatamam..Ben bu kadar kendi hislerimi anlatamam..Seni ilgi ile takip ediyorum..Daha çok yaz daha çok okuyalım:)

Sevgiler
Nino
http.//ninostudio.blogspot.com

Meyra dedi ki...

birçok hislerime tercüman olmuşsun canım..öyleki içimizde evcilik oynayıp kendi hayatına dair sadakatsizlik yapan tiplerin hiçbişey yokmuş gibi mükemmelliyetçi sandığı hayata inanıp oynamaya devam etmesine hatta kendi ahlaksızlıklarını unutup başkalarının hayatı hakkında ders vermeye kalkanları asimile etmek lazım.ben hayretle küçük evcilik oynadığı dünyalarındaki fütursuzlukları dahi unutabilen oyunculara şaşıyorum!!!biz biliyoruz zaten kimse mükemmel değilki derdin ne yani,değilmi??bırak başkalarını güldürmeyi başkalarının mutsuzluğundan nemalanan sözde mükemmeller var..en güzeli hayatından silmek ben yapıyorum bunu tavsiye ederim sanada.konuyu biraz kaydırdım sanki ama konuşsak bu tarzların hayatlarını aynı yere çıkar hep.EN GÜZELİDE BOŞVERMEK,Bİ DENE DERİM;)sevgiyle kal canım..

asortik dedi ki...

harikasın, son cümlede herşeyi özetlemişsin, bence de budur, mükemmellikte, hayatta...
sevgiler

Selin Ergeçer dedi ki...

Cok guzel yazmissin tatlim benim,ne kadar da haklisin.Ben de bu tip insanlara tahammul edemiyorum,sanki prensesmis gibi etrafta salinan,her daim bir ton makyajli surati ile etrafa gulucukler sacanlara hic inanmiyorum,inanasim gelmiyor. Her daim boyle hissetmeye imkan yok, e o halde her daim etrafta boyle dolasmak niye?

cemre dedi ki...

hiç kimse mükemmel değildir ahh bir anlasalar artık bunu..mükemmel hayatlarında, mükemmel aşklarıyla,mükemmel geziler yaptığını sanan ahmaklar açın artık gözünüzü sen mükemmel değilken hayatın nasıl olsun? insanın egosunu bu denli şişirip ortalıkta bi haltmış gibi gezinmesine tahammülüm yok. bazen şükretmek gerektiğini hatırlasalar, ellerindekinin değerini bilseler..ama nerde?çevrelerine kendilerinden daha salak 3-5 şakşakçıyı toplamış kendi benliklerini şişirdikçe şişirtiyorlar..böyle tipler sana yük olacağına kurtul yüklerinden derin bir nefes al hayatına bak çünkü onlarsız hayat daha güzel canım :)

sirâr dedi ki...

Bu mükemmel insan kendisiyle öyle barışık ki; yaşlanma geciktirici kremlere umut bağlıyor.. Hepsi illüzyon aslında. Kusurlu olan gerçektir... Teşekkürler yazı için.

BERNACAN dedi ki...

Resim dolu postlarınıza da bayılıyorum ama, bu yazı daha çok yazmanız gerektiğinin de kanıtı oldu benim için. Teşekkürler. Günümün düşündürerek gülümseteni oldu yazınız. "Birini gülümsetmek" ve "farklı iki cümle kurmak" maddelerinin karşısına gönül rahatlığınla atabilirsiniz check'inizi.

Chilek dedi ki...

Yeşim; en güzeli dediğin gibi atmak, yoksa sana bana dert oluyor.

Nino; umarım, estikçe yazıyorum diyelim. Daha çoğu için daha çok essin diyelim o zaman:)

Meyra; hayatın her alanında var onlardan, dediğin gibi en iyisi hayatımızın dışında tutmak sanırım.

asortik; bende durum bu:):)

Selin; dertsiz tasasız insan var mı? neden hep mutlu görünme ve açık vermeme çabası anlamıyorum:)

cemre; şükretmek önemli ama herkesin bildiği bir şey değil malesef.

sırar; evet kusurlu olan gerçektir:)

Bernacan; daha çok yazmaya çalışırım tabiki:) sevgiler!

zeys dedi ki...

bende kesınlıkle aynı seylerı dusunuyorum..yasadıgın her sanıyenın bır anlamı olmalı hayatta..bloguna bayıldım :) yenı kesfettım umarım cok sey kacırmamısımdır :)

http://zeysfashionroom.blogspot.com/

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)