17 Eylül 2012 Pazartesi

hafta başı şen ola...

Hayat bazen yavaş, esnetilmiş zaman aralığında akıyor. Bu aralar da öyle sanki. Aslında tanımı yok; arkaya geçip baktığımda geçen zaman hızı karşısında şaşkın, içerisinden baktığımda yavaşlığından muzdarip bir hal içerisindeyim.
 
Cep telefonum bir köşede ben bir köşede günler geçirmekteyim oysa nefes alsam instagramsız alamaz der arkadaşlarım. Baksanıza koca 2 hafta da bu kadar kare çekmişim mesela.
 
Demek ki böyle bir döneme ihtiyacım var. Az hareketli, az telaşlı! Nihayetinde geçen hafta burada bahsettiğim ruh halinden sonra daha bir normalim. Hayat normal akışına girerken yavaşça ben de adaptasyon sağlıyorum.
 
Ha bu arada arabamın hasarlanmasından sonra bugünden itibaren hukuksal süreci başlatacağımızdan burada çok istesem de bir süre başıma gelenlerden ve yaşadıklarımdan bahsedemeyeceğim.
 
Kısacası bu aralar bende fazla bişiy yok. Biraz kendini dinlemek, düğüne gitmek, kış için evlere kilo kilo domates taşımak, boş zamanlarda bakılan kahve falları, az biraz fırsat kaçamağı olarak nitelendirilecek şehir içi gezmeleri..
 
Sahi siz de ne var, ne yok?





 
 

5 yorum:

Fido dedi ki...

ohh ne güzel aheste aheste geçsin zaman,usul usul,sindire sindire..
bazen teknoloji insanı çok boğuyor bebeğim,biraz ara vermekle iyi yapmışsın sanki :)
bende de düğünün biri başlıyor biri bitiyor,geçen Cuma kardeşimi evlendirdik,mesela bu hafta sonu nişan var,ben de daha dün 15 kg Bursa domatesi aldım,kışlık kaynatıcam,bi de kırmızı biber,közleme yapıcam,bugün de hiç çalışasım yok,işte öyle :))
Umarım araba ile ilgii süreç kısa ve lehine olur.
Huzurlu,mutlu,güzel bir haftan olsun,öperim <3

minikkus dedi ki...

valla bu aralar bende de bi ton kına nişan dügün var. millet sıraya girmiş gibi. sonra bide bunların üreme sırası olcak, bitmiyoki arkadasım :)))
kilo kilo domates kısmını en cok sevdim, evet ben bir domates canavarıyım <3

Selin Ergeçer dedi ki...

Araba hasarlanması mı? benim bundan haberim yok,birşey kaçırdım sanırım, çok geçmiş olsun :(

bu arada tatlıcım öyle tatlı yazmışsın ki, kahve falları, şehir içi gezmeleri demişsin ya, süper bir kış canlandı gözümün önünde :) dışarıda yağmur, ellerde kahve fincanları, fonda hoş bir müzik ve eşlik eden hoş bir sohbet :) ve tabii ki biz :))

mismet dedi ki...

şekerim sen biraz erken girmişsin bahar sendromunu sankimmm.durr daha varr .şaka makada arada dinlenmek dünyadan soyutlanmakta gerekiyor dimi be.ruh dinginliği boş zamanda bomboş vakit geçirmekte ii oluyor yazık ama napcan.canın sağolsun::))bide domates demişsin yaaa ben bir posta yaptım yarına ikinci posta bursa domatesi tavsiye edilir,kışında bu konserveler yaz kokusuyla ekşi ekşi yenilir:)))ellerine sağlık öperim.

Meyra dedi ki...

arada böyle huzura çekilmek insanı yeniliyor iyi bilirim:)
bana gelirsek senden çokta farkım yok ayaklarım yerden kesik yaşıyorum şu sıralar:)özellikle domates konusunda:) bol soslu biberi kızartıp dolaba attığımdan beri kışı özlediğimi hissediyorum:)

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)