10 Ocak 2013 Perşembe

arpa boyu yol alamamak...


Hava buz gibi, ayağımda yün patikler üzerimde polar battaniye loş ışıkta yazıyorum. Arkada Frank Sinatra var. Huzurlu sesiyle içime eşlik ediyor. Oluk oluk akıyor duygularım içime. Bazılarını unutmamak için deftere not alıyorum bazılarını buraya toparlıyorum. Saate bakıyorum gecenin 23:00' ünü vurmuş çoktan. ( Ha ancak yayınlıyorum o ayrı)


Son 3 yılıma baktığımda çok yol aldığımı, ilerlediğimi farkediyorum. Aniden arkama dönüp baktığımda yaşadıklarımın bana verdiği yeni şekli, beni şekillendirme biçimini sevgiyle kucaklıyorum. Yeni beni, sakinliğimi, huzurumu, bütünlüğümü seviyorum. Ancak bunca zaman içerisinde hala bir arpa boyu yol alamadığım bir mesele var ki o da; "İnsanlara hak ettiğinden daha fazla değer vermek"

İnsanların çoğu zaman bu zaafımı kullandığını bile bile, eksiğimi göre göre, başımı duvara çarpa çarpa da olsa ilerleyemiyorum. Merhametin beni bu kadar ele geçirmiş olmasına müdahale edemiyorum. Farkında olmama rağmen değiştiremiyorum kendimi. Oysaki benim birini kalben seviyor olmam onun verdiğim değeri hakettiği ya da kaldırabildiği anlamına gelmiyor. Herkes kendi matarası kadar su taşıyabiliyor. İncindiğimi kırıldığımı kibar ve sade bir dille söylüyorum ama karşı tarafta gelişen defans şu şekilde oluyor; "buna incinmişti öyleyse devam". Bazen bu hayatta yaşamak için fazlaca zayıf buluyorum kendimi. Sonra yaşadıklarıma bakıyorum ve silkeleniyorum. Doğru ve dolu taraftan bakıyorum. Kendi içimde dışarıdan bağımsız kurduğum mutluluk çadırına sığınıyorum.

Geçen gün sohbet ederken çok yakın bir arkadaşım " insanları bu kadar tutkuyla sevme" dedi. Haklıydı hem de çok, ama beni ben yapan özelliklerden biri de bu değil miydi? İnsanları kendime özel "sevme biçimim". Bu biçim şekil değiştirmediği sürece fazla değer vermede arkasından gelecek biliyorum. Biliyorum gerçekten bir gün, zamanı geldiğinde çok küçük bir dünyada, bu değerin kıymetini bilen insanlarla çevrili olarak öleceğim. Neye inanıyorsam oyum sadece. Buna inanıyoum. Bana sevgiyle yaklaşan herkese "hoşgeldin dünyama" diyorum.

Mutlu muyum? Evet.
Sevgiye ihtiyacım var mı? Evet, en az herkes kadar.
Merhamet ve şefkate ihtiyacım var mı? Kesinlikle, en az bende herkese karşı olan kadar.
O halde nerede kalmıştık?

10 yorum:

minikkus dedi ki...

işte o "insanlara oldugundan fazla deger verme" durumu malesefki bende de var bebegim ve bu sadece bize zarar veriyo. cünkü nekadar cok deger verirsek o kadar cabuk tüketiliyoruz aslında. cogu kez kabul etmiyoruz bunu ama eminim dısardan cok komik görünüyoruz bunu yaparken de yaşarken de..
herşeye ragmen cok sevmek de, cok deger vermek de güzel bence. dogru insanları sectigimiz sürece bunun karsılıgını da alabiliyoruz hem, ne güzel diimi bebegim^.^

ebygale dedi ki...

ne büyük tesadüf ben de iç sesimle bu ara bunun muhakemesini yapıyorum sık sık. Tamam diyorum yeni yıl, karar alayım kimseye hakkettiğinden fazla değer vermeyeyim, madem ben azla yetiniyorum herkese yetsin, ama olmuyor. Bir bakıyorum yine ben beni düşünmedikleri kadar düşünmüşüm onları, şefkat göstermişim, yine ben yine ben...

Fido dedi ki...

değişmek,dönüşmek,yeni halini eski halinden daha çok sevmek,huzurla dolmak ne güzel di mi Niyan'ım?
ama "İnsanlara hak ettiğinden daha fazla değer vermek" , neye göre kime göre değer vermek, neyi hakettiğini ya da haketmediğini nerden biliyoruz, fazla ya da az ne ola ki? o yüzden ben bu cümleye 'artık' çok katılmıyorum, ki eskiden ben de bu cümleyi çok kurardım, ama içindeki sevgiyi kaşıya göstermekte hiç bi beis görmüyorum, karşı taraf bunu nasıl algılar bu onunla alakalı bişey. Sen sevgini göstermekten mutluysan sorun yok bana göre, ama karşı tarafın davranışlarına üzülüp de, ya fazla mı yaptım diyosan da bi yerlerde bi eksiklik bi beklenti var demek ki,o karşılığı alamanın verdiği bi pişmanlık cümlesi gibi bu. Yani ben bunu keşfettim kendimce, belki doğru olmayabilir. O yüzden 'beklenti' kavramına çalıştım bi süre. Beklentisiz yaparsan bişeyleri,hiç bişey az ya da çok gelmiyor,tam da olması gerektiği gibi oluyor sanki kuzum.
Ben arkadaşının aksine ' herkesi tutkuyla sevmeye devam' diyorum Nihan'ım, sev, kendin için sev. Sevginin bünyende yarattığı o pozitif duygu için sev.Sakın sevmekten vazgeçme.Ne kadar seversen emin ol etrafın da hep sevgi dolu insanlarla çevrili olucak,başka alternatifi yok.İnan bana.
Seni seviyorum! <3

Bugday Tanesi dedi ki...

Çoğu zırhlarının güçlü olduğunu idda eden insanlar aslında zaman zaman biz güçsüz sınıflandırılan insanlardan çok daha zayıf aslında. Ben de yakınıyorum bazen bu huyumdan fakat sonra görüyorum ki,değişmedim değişemem.Bu benim yapım.Ben buyum. Değişirsem ben ben olmam ki. Bu yüzden özdeşleşebildim ben. Kabalık ve vurdumduymazlık eninde sonunda geri dönüyor onlara.Ve izlediğimde zevk alıyorum.Hak etmişti diyorum ama asla kin duymuyorum. Sadece bir sıfır yenik başlarken tekrar berabere kalmak güzel.Kısacası sen böyle güzelsin :)

bahar006 dedi ki...

Bu zaaf mı bilinmez ama sıkça yaşadığım bir durum. Benim bu şekilde davranmamın tek sebebi yüksek adalet anlayışım. İyiliğim karşılığında beni cezalandıran bireylere duyduğum öfke, hınç alma isteğimle birleşiyor ve her seferinde artık gözümü dört açıcam, kimseye fazla değer vermicem diyorum. Ama başka birinin hiçbir suçu yokken benim içimde filizlenen bu kötü sınavdan geçmesinin adaletsizlik olduğunu düşünüyorum. Sonra diyorum ki seni acıtan kişiye bile bu kadar müsamaha gösterdin, bu ondan daha mı kötü? İşte tüm bu içsesler beynimi yeyip bitiriyor ve en başa dönüyorum, tam bir kısır döngü yani.

Migeee dedi ki...

Valla şekerim bu bir ikilem biliyorsun, değil mi? :D Ama bence matara analojisi doğru. Ne kendini yor, üz, ne de başkaları için kendinden vazgeç! Sen sen olmaya mutlu mutlu devam et :) Zira seni böyle seviyoruz.. Kıymetini bilmeyen de nasılsa ya kendiliğinden anlar ya hiç anlamaz Bir de şu hikaye var ya Her şeyin bir sebebi var Bu insanların da bir sebebi var belki de hayatında Hani ayna benzetmesi var ya Senin bu şekilde kafanı kurcalayanların hissettirdikleri ile ilgili bir taraflarının almakta olduğu bir mesaj gibicesine Bunu bizim Esra daha derinlemesine okudu,etti de Benim de okuduklarımdan hani olayın bir de bu boyutu vardı çıkarımımı da yaptığıma göre artık huzurdan çekilebilirimK :D Öpmüş müydüm yafrIIIm? ÖperiMk

e-nsisters' blog dedi ki...

Aslında bzaen neyi farkediyorum biliyor musun, senin gibi düşündüğüm anlarda bir başkası çarğıyor gözüme (bu yazını okurken olduğu gibi)..Yani benim gibi başkaları..O zaman yalnız değilim ve o zaman aslında "gerçekten seven" , o saflığı merhameti ve içtenliği hissedenler var diyorum..Umarım her zaman onlarla karşılaşırız.Hak edenlerle..hak ettikleri kadar..
Sevgiler
(Blogumda cekılıs var katılmak ıstersen göz at..Sevgıler)

Meyra dedi ki...

Bu hayatta yaşamak kadar kendini zayıf bulan tek kişi değilsin canım.Bu duygu aslında hepimizi sarıp sarmalamış durumda ama açığa çıkarmaktan çekiniyoruz.Sebebide etrafımızdaki iyi niyetini ve insanlığını kaybetmiş tipler.Şimdi biz bunları kafamıza takıp sorgulamaktansa,görmezlikten gelip yolumuza devam etmeliyiz.Ki bunun sonu yok canım:(
hep sevgiyle kal emi <3

dijle dedi ki...

Hoşbuldum arkadaşım:)

Ayfer dedi ki...

Benim nacizane fikrim hic degismeyin, sizin gibi naif, sevgi dolu insanlar gunumuzde o kadar azki, degerlerinizden odun vermeyin. Mutlu haftasonlari

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)