29 Mart 2013 Cuma

cuma sevgisi...





Bu aralar sıkça duygularımla çarpışıyorum. Aramızda bir gel- git durumu var.
Mutluluk bir seçimken biz neden mutlu olmak insanları kendimize sebep görüyoruz? Sıkça bunu düşünüyorum. Kendi içimizdeki eksikleri tamamlamasını başkalarından bekliyoruz belkide. Sonra karşımızdaki insanları suçluyoruz "hissedememekle".
 
Büyüdüm büyüyeli (30+ plus) sevginin üzerinde bir duygunun varlığını kabul etmiyorum. Güvenle başabaş gidebilirler elbette. Sevginin insan hayatında önemsizleşmesine bunun ufak bir şeymiş gibi yetersiz kalmasına tüm isyanım belkide. Sevgi neden yetmez? Neden önemini kaybeder? Aşkın hoyratlığının karşında neden boynu bükük kalır? Oysa aşk gittiğinde yerine kalan da sevgi değil midir?
 
Aşk için TDK "aşırı sevme hali" ve "bağlılık duygu durumu" demiş. Zaten aşırı sevmek için de önce sevmek gerekmez mi? Ya da buradan yola çıkarsak "aşırı sevme hali" ortadan kalkarsa sadece yerine "sevgi" kalmaz mı? Yani öyle pek küçümsenecek bir şey değil...
 
Sevginin sıcaklığını, ılık ılık ilerleyişini severim ben. Yavaşlığını sakinliğini...
Bununla beraber sessizce beraberinde getirdiği duyguları. Saygıyı, güveni belki de sonrasında paylaşıldıkça çoğalan aşkı...
 
Hareket korkutur beni (artık!), büyük çarpıntılar, çoşkuyla söylenmiş kocaman laflar, kalbimin ağzımda atması, kan basıncımın yükselmesi...
 
Tercih ettiğim şey her aklıma geldiğinde yüzüme yayılan kocaman gülümsemedir. Sıcacık bir sarılmadır. Yanında huzurla susabilmek başımı omuzuna yaslayabilmektir.
 
Günümüzde hızla tüketilen şeylere inat sadece gerçek sevginin tüketime engel olacağından yanayım.
Yürekten sevmenin, yürekten sahiplenmenin, yürekten sarıp sarmalamanın...
 
Bu nedenledir ki sevgi-li, sevgi-lim kelimelerini her şeyden çok sever, özel bulurum.
 
Ps: Sözlükte aşkla ilgili ilginç bir şey okudum. Aşk içeride biri banyo yaparken bir diğerinin yarım metre ötesinde işeyebilmekmiş =) Hadi buyrun bakalım...
 
Bu konuda siz neler düşünüyorsunuz? Sevgi azımsanacak bir şey mi?
 
 
Görsel: weheartit


6 yorum:

Fido dedi ki...

Sevgi şu dünyada tek ve en çok ihtiyacımız olan şey Nihan'ım, sevgisiz olur mu hiç, olmaz, sevgisiz kalmış insan biraz eksiktir.
Ama Aşk'ın o gümbür gümbür sesini de severim ben, bünyede yarattığı kalp çarpıntısını, yüreğinin ağzına gelme hissini, karnındaki kelebekleri hissetmeyi falan..
Sevgi daha güvenli, ayağı daha yere basan bi duyguyken, aşk daha müdanasız, gözü kör ama dört nala koşan bir at gibi. Sevgi memuriyetse, aşk özel sektör oluyor biraz. Her an içten çıkarılma korkusu taşıyan :)

minikkus dedi ki...

temelde sevgi olduğu için, dedigin gibi, aşırı sevme halinin "aşırı" sı atılınca geriye kalan yine "sevgi"dir. ve sevgili kelimesi benim de en sevdigimdir <3

biri banyo yaparken digerinin hemen yanında işemesi saygısızlıktan başka bişey degildir ayrıca.. bi kere insanın kendine saygısı olması lazım böyle bişey yapabilmesi icin. ama insanlar en olmayacak şeyleri bile "biz birbirimize karşı cok rahatız" adı altında yapabiliyolar artık. ben pes diyorum!

Selin Ergeçer dedi ki...

Yerine gore "ask"in o heyecanini da seviyorum,sevginin dinginligini de. Sanirim 2'sinin yeri ayri ama benim kitabimda o bahsettigin tuvalet olayi ne sevgi anlayisimda vardir ne de ask anlayisimda...daha muhafazakarim o konuda ve bence sevginin devam etmesi icin bazi sinirlar baki kalmali.

Syhn dedi ki...

bana aşk daha yüzeysel sevgi daha derin gibi geliyor.
aşk sebepsi oluyorda sevgi sevdikçe tanıdıkça oluyor gibi.
ne biliyim :)

the bircan dedi ki...

MERHABA HAYVAN SEVGINIZ DIKKATIMI CEKTI :d
TAKIBE ALIYORUM BANADA BEKLERIM SECGILERT

Yeşim dedi ki...

Aslında sözlükte yazan doğru çünkü aşk insana yap(a)mayacağı şeyleri yaptırabilen tek duygudur. O aşırı sevme hali ortadan kalkınca insan kendine gelir ve ne yaptığını düşünmeye başlar. Sevgi uzundur, derindir, vazgeçilmezdir...

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)