14 Mayıs 2013 Salı

this' s yours...

 


Kafamdaki gizemli kahramanların ucu bucağı yok. Boşuna aramayın. Eğer o kahramanlardan biri bu yazının yakınından geçerse "evet bu benim" diyebilir ancak!
 
Akışın ve duanın gücüne inandım hep bir de iyiliğin ve "ben buradayım" demenin...
 
Aslında bitmiş gibi görünen ama sürmeye devam eden, görünmez iplerle birbirlerine bağlı insanların yüreklerinden geçen her tını bir şekilde birbirini buluyor. Bir bakıyorsun yüreğinden geçen her tını karşıda ten buluyor can buluyor. İşte böyle bir şey benimkisi de...
 
Birbirini doğru anlamanın tek yolu yüzyüze bakmak bu hayatta. Yüzündeki her kıvrımı hissetmek, dudağının kelimleri söylerken ki şeklini görmek... Doğru anladığımı düşündüğüm her insan için iki kere düşünmeye söz verdim kendime. İnsanları yargılamaktan uzaklaştığımı düşünürken onları kendi penceremden bakarak yargıladığımı farkettim. Yine kendimle yüzleştim yargıyı hayatımdan uzaktan tutmaya çalışırken birden onu merkezimde tuttuğumu farkettim.
 
Sana teşekkür ederim. Bana aynalık ettiğin, beni kendime daha da yaklaştırdığın için.
 
 Hayatta olabilecek en kötü şeylerden biri "karşı pencereyi" gözardı etmek. Sen kendi pencerenden bakıp beni yanlış anlayacaksın, ben kendi penceremden bakıp seni yanlış anlayacağım hayatın olmazsa olmazı bu. Bunu gözardı etmek yok edecek bizi, sıradanlaştıracak, uyutacak, uzaklaştıracak. İşte bu yüzden bundan sonra daha sık karşı pencereye geçip bakacağım hayata ve olaylara...
 
Şunu farkettim kimse hayatında gerçek seni merak etmemiş. İçinde taşıdığın kalbin sadece kan pompalamadığını aslında can suyunu oradan aldığını farkedememiş. Kimse içindeki senle ilgilenmemiş. Bundanmış meğerse umursamaz görüntün. Meğerse acıyla böyle başetmeyi seçmişsin de ben bilememiş, görememişim.
 
Bense her içeri adım atışımda farkettim ki orada bir yerlerde kendimden bir parça var. Acısı tanıdık yaralar yakınlaştırmış bizi. Birbirimize öfkelenemememiz bile bundan belki de. Belki de sırf  bu yüzden saatlerce gülebiliyoruz birlikte saçmalayarak...
Ben bu yüzden kendimi bu kadar rahat ifade edebiliyorum. Egona ne yaptığım umrumda olmadan!
Belki de bu yüzden yattığım her yerden yıldızlara baktığımda aramızdaki kilometreleri kolayca hesaplayabilmem...
 
 Birbirimize teğet geçmiş gibi görünen yaşamlarımız meğerse ne kadar içiçe geçmiş...


5 yorum:

the bircan dedi ki...

güzel yazı:)

minikkus dedi ki...

yok artık, noluyo orda? kim yazdırıyo sana bunları? meraktan şimdi öliyim mi, yoksa yarın akşam filan buluşup detayları senden mi ögreniyim? hangisini secmek istersin bebegim:)
her ne oluyosa güzel bişeyler oluyo, bu iyiye işaret! ^.^

Migeee dedi ki...

Çok güzel yazmışsın çilekli kadın! :D
Öpmek durumundayım :D

Chilek dedi ki...

bircan; teşekkür ederim ;)

Minikkuş; ben öyle konuşuyorum ya karnımdan karnımdan ordan çıkıyor böyle şeyler :)

Migee; sağol canım ben de öpüyorumdur bolca:)

Yeşim dedi ki...

Bazen bütün olanların içinde arkana yaslanıp huzurlu bir izleyici olarak akışı seyretmeliyiz. Bizim başaramadığımız işte bu. Sakin kalıp çabalamadan, kendimizi yormadan ilahi düzenin akışını seyredebilirsek olan her şeyin aslında bizim hayrımıza olduğunu anlayıp rahatlayabileceğiz. O kahraman ellerini hiç bırakmasın tatlım hem ayna hem de yanında ışığın olsun.

Yorum Gönder

şekerlerim ne demiş:)