30 Ocak 2012 Pazartesi

sadece kendime...

Bir şarkı duyarsın, bir yere gidersin. Şimdi bulunduğundan o kadar uzaktır ki! Yaklaşamazsın!
O şarkıyla bir koku gelir burunun ucuna ürperirsin.
O ana gitmek orada asılı kalmak, kıpırdamamak istersin, öylece kalakalmak.
Gördüğüm rüyanın arkasından kulağıma çalınan o eski ama eskimemiş melodi, şimdi yine biliyorum ki hiçbir şey sebepsiz değil..
Aklın işlemez kalbinden akar, hızlı derin içten.
ve ben bu kadar derinliğine yaşamak zorunda mıyım?
Dışarıyla bu kadar asenkron oluşum bundandır hep. İstemem kimse insin o kadar derinlere bir daha!
Gerçekte bir yer vardı elbet nefes aldığın, var olduğun. Kafamın içinde yaşattığım her şey benimle var aslında. Tıpkı sen de olduğu gibi.
Biliyorum, diliyorum ve sandığın kişi olamadığım için senden binlerce kere özür diliyorum...

pastel kitchen

Mutfaktaki irili ufaklı tüm detaylara bayıldım. Baktıkça içim açıldı. İçerisinde her şeyi barındırmış ama bir o kadar da sade duruşu yakalamış! Daha önce de sıkça belirttiğim gibi müze gibi ev ya da mutfakları sevmiyorum. Hem kalabalık hem de sadeliğini koruyabilen her mekan idealim.

Bakalım sizler de beğenecek misiniz?

 








Sendromsuz bir pazartesi ve mutlu bir hafta diliyorum herkese...

{brightbazaar}

27 Ocak 2012 Cuma

snowy


Ankara karlar altında. Bugün öyle böyle değil, ana yollar hariç her yer pamuk şeker gibi. Tüm haftasonu da böyle olacakmış. Neyseki günlerden cuma, yarın iş olmaması daha da mutluluk verici!

Bu haftasonu evimde mi, yoksa annemler de mi olacağım? Hala belirsiz!
Haftasonu gelsin de yeter ki planımız belli olmasın, her zaman böyle düşünenlerden olduk=)

Kar keyfinin Ankara' da doyasıya yaşanacağı neredeyse tek lokasyondan, Odtü' den! sizlere kar mutluluğu gönderiyorum. İsteyen alsın tamam mı?

Herkese keyifli haftasonları=)

PS: ve elbetteki sokaktaki minik dostlarımızı unutmayalım! Onlar çoğunlukla yaşamak için bize muhtaç! Daha önceki yazım için tık

{weheartit}

26 Ocak 2012 Perşembe

dalında bir leylak olsam...


İhtiyacım olan şey sakinlik.
Oysa bugün ne içim ne de dışım sakin.
Dinlemek, duymak, ikna olmak yetmiyor bazen!
İnsan denen varlık hep fazlasına meyilli ökenin de, hırsın da, paranın da "da" kısmı baskın hep!
Son bir kaç gündür aksilikler yaşıyorum peş peşe "vardır bir hayır" deyip dillendirmiyorum çoğalmasınlar diye.
Aklım hep uzaklarda, uzakta özlenenlerde!
Yaprak misali oradan oraya savruluyor ruhum bu aralar. Biliyorum geçecek. Ne kalıyor ki hayatta?
Nihayetinde ömür dediğin şey bile gün gelip bitiyor.
Şimdi bu leylaklar masamda olsaydı nasıl iyi gelirlerdi bana!

{google}

24 Ocak 2012 Salı

house of the week...

Remodalista bu evi haftanın evi seçmiş! Ahşabın sıcak etkisini her zaman sevmişimdir. Girdiği evi yumuşatır, başarılı kullanıldığında. Kahve- krem gayet başarılı kullanılmış. Duvarların beyaz olması da ayrı bir derinlik ve ferahlık katmış eve!

Ayrıca az sayıda kullanılmış olan dekoratif objeler evde etnik havası yaratmış. Ben çok sevdim. Bakalım sizler de beğenecek misiniz?






23 Ocak 2012 Pazartesi

more..



Aslında bazen her şey olduğu gibidir ama sana fazladır, öyle işte!
Bana sendromlu başlayan pazartesi, sizlere güzel bir hafta getirsin=)

{cosas}

20 Ocak 2012 Cuma

the end of friday...



Mutlu haftasonları=)

{weheartit}

19 Ocak 2012 Perşembe

GreenGate aşkı...

Bir aralar Tepe Home satışını yapıyordu, şimdilerde kaldırmışlar. Beni alıp ürünlerin arasına atsınlar başka bir şey istemiyorum! İçerisinde kaybolayım, saatlerce gezineyim, istediklerimi alayım.
Bugün mutluluğun adı GreenGate=)







{greengate}

18 Ocak 2012 Çarşamba

Afternoon tea sandwiches

Aslında bazen ne kadar kolay her şey!
Yapılacak tek şey ekmekleri şekilli kesmek=)
Görsellerde armut ve bezelye kullanılmış bizlerin damak tadı dışında. Jambon, peynir, domates, yeşilliklerle kendi damak zevklerimize uygun hale getirebiliriz. Belki sevenler için yumurtayla(!!)
Hatta tütsülenmiş şarküteri ürünleriyle!
Ne yalan söyleyim ben fikri çok sevdim!








{sundaysuppers}

17 Ocak 2012 Salı

-11


Dün gece Ankara -11' i gördü. Her yer bembeyaz burası en güzel tarafı. Aslında Ankara için şaşılacak ya da abartılacak bir durumu da yok, her yıl yaşadığımız bir şey. Yine de çocuklar gibi şen oluyoruz sanki bir ilk yaşıyormuş gibi. Güzel fotoğraflarımızı koyuyoruz, kar keyfini paylaşıyoruz sosyal medya alanlarımızda! Buraya kadar her şey güzel, hatta süper=)

Büyük şehirlerde belediyeler artık evsizleri topluyor ve otellere yerleştiriyor bu çok güzel bir uygulama. En azından insan olarak içimiz rahatlatıyor, bir nebze de olsa "ohh" dedirtiyor!

Peki ya sokaktaki minik dostlarımız? Üşüyorlar hadi bunu geçelim, ya açlık?
Yaşadığım semt olarak aslında oldukça şanslıyız. Çünkü yardım eden çok insan var. Çoğunlukla mutlular ama yeterli değil, bütüne bakmak lazım! Geçen sene kışın belediye onlar için klübeler yaptırdı. Çoğu oralarda uyumayı öğrendi zaten zamanla. Bizim semt tüm Türkiye' yi yansıtmıyor!

Aslında yapılacak şey o kadar kolay ki, yemek artıkları ve yoğurt kabı bunu herkes yapabilir! Ya da 3-5 liraya satılan kuru mamalar. Şimdi ben genel olarak böyle bir post yaptığımda "adsız"lar tarafından saldırıya uğruyorum. Geçen seneden tecrübe=) Sen n'apıyorsun ki? Sıcak ofiste oturup yazmakla iş bitiyor mu? gibi! Bu sebeple ne yaptığımı da yazacağım.

Bu havalarda araba kullanmıyorum ancak her zaman bagajımda kuru mama vardır. Şirkette bile bildikleri için direk gelir ister besleyen arkadaşlarım. Hatta haftasonu güvenlik dahil arayan bir çok arkadaşım bile olmuştur ne yapabiliriz? diye! Çağdaş Market' ler de çok uygun fiyata kemik satılıyor (bunu ancak haftasonu yapabiliyorum) bunlardan alıp haşlıyorum. Aslında çiğ de olur ama suyuna da evdeki bayat ekmekleri biriktirip doğrayınca ekstra çoğalıyor mamaları=) Aslında çok basit mesele sadece istemek, yaşam hakkını sadece biz insanlar da görmemek!

Bir de sabahları arabalarınızı çalıştırmadan lütfen teker üzerlerini, araba altlarını ve kaputlarınızı kontrol edin kediler kışın bu yerlerde koruyor kendilerini. Sesi duyunca çoğu kaçıyor ama kedi besleyenler bilir derin uykudalarsa dünya yıkılsa umurlarında olmayabiliyor.

Benden bu kadar, peki ya sizden?

{facebook}

16 Ocak 2012 Pazartesi

isimlerinizi görmek sizi de mutlu eder mi?

Yemeğe gelen misafirlerimizi en iyi ve şık şekilde ağırlamak hepimizi ilgilendiren ortak nokta=)

Hazırladığımız masalarda gerek menüyü gerekse gelen misafirlerin adını yazmak hem şık hem de özel bir detay. Özellikle gelen konuklarınızın ismini yazmak, oturma planını da ev sahibine bırakan en güzel taraf! "Sen buraya geç, yok sen buraya otur" gibi konuşmaların yapılmamasına neden olması da cabası=)

Kendimden biliyorum gittiğim yerde beni yansıtan ya da bana özel bir şey bulmak her zaman beni mutlu etmiştir. Bu nedenle gittiğim davetlerde ismimi görmek sevdiğim şeylerden birisi! O zaman hep birlikte aşağıdaki detaylara göz gezdirmeye ne dersiniz?








Herkese iyi haftalar=)

{housetohome}

13 Ocak 2012 Cuma

everything for weekend...




Bunlara baktıkça yataktan fırlamalı erkenden yollara koyulmalı, gidip fotoğrafçı hocanın kafasını dıt dıt' lamalı diyor iç sesim! Sonra O' nun en en sevdiğim olduğu aklıma geliyor, her ders niyetiyle oturduğumuz yerden ya ağlayarak ya da kahkahalarla kalktığımız...

Her cuma aynı enerjiyle dolup taşıyorum onu da yapmalıyım, bunu da yapmalıyım! Evi toparlayıp düzene sokmalıyım, to do list eksiltilmeli, yerine yenileri gelmeli! 3 kitap var kokusu mis gibi, beni bekleyen! Alınmış bir düzine cd var, sakince dinlenmeyi bekleyen!

Kesilecek, biçilecek, çerçevelenecek bi dolu şey var!(?) Market alışverişi yapıldı, neyse ki artık akıllandım sanal marketler sağolsun, zamandan tasarruf sağlıyorlar=)

Tam hatırlamıyorum ama sanırım  Neyzen Tevfik' ti "kadının 4 yeri lazım siyah; saçı, gözü, kaşı, kirpiği" demiş! Ben de hepsi siyah, ama hala aklımda birini değiştirmek var.(?)

Bu haftasonuna yine panik halde girmek var, gerisi selamet! Size de bolca keyif, ne dersiniz?


{fleuravenue}

12 Ocak 2012 Perşembe

Bere


Genelde beni pek görmeye alışık değilsiniz biliyorum ama bu post canım arkadaşım Asmabahçe' nin özel isteği üzerine hazırlanmıştır=)

Kendisi "bere tak, bere al" diye kafamı yer genel olarak=)

Aslına bakarsanız ben de seviyorum ve kışın beni beresiz görmek pek mümkün değil. Çoğu rengarenk ve bir çoğunu annem örüyor. Hatta kendi ördüğüm berelerim de yok değil!

İşte bereli halimden bir kare. Çok gezdiğimiz bir akşam, kendimizi evine attığımız arkadaşımın telefonuna yansımış halim. Yorgun ve üşümüş yine de mutlu!

10 Ocak 2012 Salı

tüylek

Bu evleri güzel kılan, pek ufak ama hepsinde ortak bir detay var!

Bulabildiniz mi?=)






 
{desiretoinspire}

9 Ocak 2012 Pazartesi

monday morning...




Keyifli haftalar=)

{weheartit}

8 Ocak 2012 Pazar

istiyorum



Alışık değilsinizdir pek katılmam ama söz konusu Özlem'den header yada badge' se durmamak lazım=)

Detaylar için Browni' ye alayım sizi!

5 Ocak 2012 Perşembe

dayan dayanabilirsen...

Eğer siz de benim gibi 2011' in neredeyse yarısını Dukan Diyeti'yle geçirseydiniz bu karbonhidratlara daha bir iştahla bakardınız. Dünyadaki en şanslı insan grubunu bana sorsalar, istediğini yiyerek zayıf kalan o nadide ve seçici güzellikteki insan grubu olurdu!
Ve yine en sanşsız grubu sorsalar benim gibi karbonhidrat için ölüp bitenleri söyleyebilirim. Makarna, hamur işi ıvır zıvır daha mutlu edici ne olabilir ki?

O zaman o seçici güzellikteki gruptaysanız bunları yemenizi, değilseniz sadece bakmanızı önerebilirim! Zira ben uzaktan bakıyorum bu aralar=)



{sundaysuppers}